YTÜ, 2020 mezunlarını uğurladı.
Tüm Haberler

2019-2020 Akademik yılı sonunda mezun olmaya hak kazanan Yıldızlarımız, pandemi süreci önlemlerine uygun olarak düzenlenen törenlerle uğurlandı.

Covid-19 salgını nedeniyle eğitimi online platformlara taşıyan Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 2019-2020 Mezuniyet Törenleri, 19-23 Ekim 2020 tarihlerinde hibrit olarak Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Her fakülte için ayrı ayrı düzenlenen ve sadece mezunlarımız ve öğretim üyelerimizin katıldığı törenler üniversitemizin tüm kurumsal sosyal medya kanallarından da canlı yayınlandı. Mezuniyet heyecanını törenlere katılan mezunlarımız salonda, mezunlarımızın aileleri ve katılamayan mezunlarımız toplamda 10 saati aşan canlı yayın ile ekranları başında yaşadı.

Törenlerde yoğun sosyal mesafe ve hijyen önlemleri uygulandı.

Her fakülte için ayrı gün ve saatlerde düzenlenen törenlerimiz üniversitemizin 1000 koltuk kapasiteli Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezinde salon kapasitesinin maksimum üçte biri dolacak şekilde gerçekleştirildi. Törene katılacak mezunlar kampüse ateş ölçümü ve HES kodu sorgulaması sonrasında alınırken kendileri için belirlenen kapılardan tören alanına giriş yaptılar. Mezunlarımız, Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’ne sağlık ve mesafe kurallarına uygun olarak yerleştirilirken; tören başlangıcından sonuna kadar maskelerini uygun şekilde takmalarına ve sosyal mesafeyi korumalarına özen gösterildi. Törenler minimum temas olacak şekilde düzenlendi, mezunlarımız ve öğretim üyelerimiz mezuniyet heyecanını, YÖK ile TSE tarafından Covid-19 salgını kapsamında sağlıklı ve temiz ortamlar için alınan tedbirleri içeren genel standartlara uygun olarak sağlıklı bir şekilde yaşadı.

“Mezuniyetiniz hayırlı olsun”

Törenlerde yaptığı konuşmasında rektörümüz Prof. Dr. Tamer YILMAZ, mezunlarımıza ve ailelerine hitaben şunları söyledi:

“Bugünün ve geleceğin Yıldızları, Sevgili Mezunlarımız, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğrenci olarak geçirdiğiniz yılların sonuna geldiniz. Yıldız yıllarınız, yaşamınızın entelektüel keşiflerini yaptığınız, olağanüstü başarılar deneyimlediğiniz, zaman zaman kişisel sınırlarınızı zorladığınız, çok sıkı çalışma ile geçen zamanlardı. Tüm bunları göğüslediniz ve işte buradasınız. Sizleri öncelikle canı gönülden tebrik ediyorum ve gönülden alkışlıyorum.

Bu sevincin mimarları Değerli Akademisyenler,

Eğitim öğretim süreçlerindeki başarınız için sizleri kutluyor ve üniversitem adına teşekkür ediyorum. Değerli meslektaşlarım, Sahip olduğunuz bütün bilgi, tecrübe ve değerleri sevgiyle bütünleştirerek, öğrencilerimize sunmanız ve onlara rehberlik etmeniz her zaman saygı, sevgi ve minnetle anılacaktır.

Ve elbette Kıymetli Ailelerimiz, öğrencilerimizin bugünü yaşamasında başlıca etken sizlerin varlığı, koşulsuz sevgisi ve desteğidir. Bu diplomaların gerçek sahibi olan sizlerin önünde saygıyla eğiliyorum.

Sevgili öğrencilerim,

29 yıl önce ben de sizler gibi Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun oldum. Törenler, o zamanlar, Beşiktaş Kampüsümüzde, Mimarlık Fakültesi’nin önünde yapılırdı. İşte o gün, sizin bugün yaşadığınız heyecanı, gururu ve bundan sonra ne olacak merakını ben de sizler gibi iliklerime kadar hissettim.

Sonrasında bir bilim insanı, akademisyen olmaya karar vermemin ardından, Yıldız benim için bağımın hiç kopmadığı daha uzun soluklu bir serüven oldu. Mezunu olduğum üniversitemde rektör olarak görev yaptığım son iki ay boyunca, tüm bu uzun soluklu serüveni başından sonuna yeniden gözden geçirme fırsatım oldu.

Şu son sosyal medya akımında olduğu gibi: -Nasıl başladı? -Nasıl devam ediyor? sorularına yanıt buldum.

Büyük bir sorumluluk duygusu hissediyorum. Bunu hissediyor olmamın başlıca nedenleri ise “aidiyet” ve “vefa”. Bu şüphesiz nasıl devam ediyor sorusunun cevabıydı benim için.

-Nasıl başladı? sorusunun cevabı ise üniversite yıllarımda saklı.

Sarmaşıklı bina, Çukursaray koridorlarında ders ve sınav telaşı, yüz yıllık manolyalarla dolu orta bahçede içilen çaylar, nilüferli havuz, amfilerde dolaşan kediler, B Blok balkonlarından seyrettiğimiz Boğaz manzarası ve kurduğumuz hayaller her şeyin nasıl başladığının yanıtı benim için.

-Bu yanıt, kiminiz için de taş kışlanın sonsuz koridoru, güneşli bir bahar gününde yemyeşil orta bahçenin ıhlamur, vişne ağaçları altındaki sohbetler, kütüphanede sabahlanan geceler, sabah dersine yetişmeye çalışırken beklenen ring, her sabah geçerken -Hardal günaydın, diyecek kadar dost olduğunuz, beslediğiniz köpekler, stadyumdan seyrettiğiniz gün batımında göğün şahane renklerine karışan hayaller demek.

Sevgili Arkadaşlar, bunlar geçmişe dönüp baktığınızda hatırınızda kalacak olanlar yani “hep özleyecekleriniz”.

-Nasıl devam ediyor? Sorunuzun yanıtı ise “yaşamınız boyunca yanınızda taşıyacaklarınız” olacak. Bu daha önce de söylediğim gibi benim için “aidiyet” ve “vefa” oldu. Yıldız aidiyetimi ve Yıldız’a karşı hissettiğim vefa duygusunu ben daima yanımda taşıdım. Bu sayede şimdi karşınızdayım ve üniversitem için var gücümle çalışıyorum.

Aidiyet ve vefanın bana göre en güzel tarafı, tıpkı hayalleriniz gibi, kimse tarafından, siz istemedikçe elinizden alınamayacak olması. Ancak bu noktada bizlere önemli bir görev düşüyor. Siz değerli mezunlarımızın, Yıldızlı kimliğinizle hep gurur duymanızı sağlayacak atılımları üniversitemiz için gerçekleştirmek.

Arkadaşlar şundan emin olun ki, üniversiteniz emin ellerde,

“Yıldız Teknik Üniversitesi’ni ulusal alanda öncü, uluslararası alanda sıralamalarda yer alan, ülkemizin milli kalkınma hamlesine katkı sağlayarak, dünyadaki problemlerin çözümünde rol oynayan yenilikçi ve proaktif yeni nesil dijital çağa uygun donanım ve yetkinliklere sahip bir üniversite haline dönüştürmek” ise bizim esas hedefimiz.

Orta bahçedeki o ağacın altında kurduğunuz hayaller, bizim bu hedefimize ortak olduğunuzda emin olun daha gerçek olacak.

Ancak hayallerin de ötesinde, “En mutlu hayalden daha mutludur uyanmak” der Bernard Shaw.

Sevgili arkadaşlar, yeni mezunlarımız olarak sizler de bugün önemli bir gerçeğe uyanıyorsunuz. Hayallerinizden daha mutlu bir gerçeğe. Zira sizler Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öncelikle sorgulamayı,  bilginin ve gerçeğin peşinde koşmayı öğrendiniz. İnsanın aklının gücünü gördünüz. Kendi sınırlarınızı zorladınız. Ve İnsanlığın iyileşmesi için de sınırları zorlamanın gücünün farkına; öğrenmenin, bilmenin ve gerçeğin tadına vardınız. Bunlar artık sizin Yıldızlı, vazgeçemeyeceğiniz alışkanlıklarınız oldu. Düne ait eksiklikleri, yarına ait endişeleri bir tarafa bırakıp, risk alıp, cesaret gösterip hayata karışmaktan, aksiyon almaktan, gerçeklerden daha büyük bir mutluluk yoktur hayatta. İşte şimdi bu Yıldızlı alışkanlıklarınızı hayata geçirme zamanı. Ve bir Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olarak bunun için en yüksek yetenek ve yetkinliğe sahipsiniz.

Mezun olduğunuz şu dönemde, tüm dünyayı etkisi altına alan dalgalanmalar ve değişim ülkemizde de hissediliyor. Ancak sizin önemli bir avantajınız var. Buna karşı en güçlü yönünüz Yıldızlı alışkanlıklarınız olduğu gibi, geliştireceğiniz en güçlü stratejiniz duygusal dayanıklılığınızı arttırmak ve adaptasyon yeteneğiniz olacaktır.

Hayata karşı meraklı ve istekli olun, değişime ve öğrenmeye daima açık olun, başarılı olmak için olanca gayreti ve azmi gösterin ki biz de sizlerle gurur duyalım. Ancak şunu da unutmayın ki,

“Hayatta saadeti yapan şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek… Aslında mutlu olanlar, bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır.” Bernard Shaw

Sevgili Öğrencilerim,

Her şeyden önce mutlu ve huzurlu olun ve bunun için gayret gösterin.

Allah; Bundan sonraki Yolunuzu Aydınlık, Gönlünüzü Açık, Başarılarınızı Daim Etsin!

Mezuniyetiniz hayırlı olsun.”

Törenlerimizde çekilen tüm fotoğraflara aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

YTÜ2020mezuniyetTörenleri